Skip to content. | Skip to navigation

Personal tools

Navigation

You are here: Home / 2020 / Antikomünizme fırsat verme! MLPD’ye karşı yürütülen kampanyaya son! İlerici toplumsal hareketler ancak saflarındaki antikomünist bölücülere karşı çıkarsa güç kazanır!

Antikomünizme fırsat verme! MLPD’ye karşı yürütülen kampanyaya son! İlerici toplumsal hareketler ancak saflarındaki antikomünist bölücülere karşı çıkarsa güç kazanır!

MLPD MK Bildirisi, Şubat 2020 (Turkish)

 

 

  1. Göze çarpan bir toplumsal kutuplaşmaya ta­nık olmaktayız. Burjuva politikakarı derin bir gü­ven bu­nalımı yaşamaktadır. 2015 yılından be­ri kitleler arasında ilerici bir ruh değişimi ge­liş­mek­te­dir. Sı­nıf bi­linci, çevre bilinci, en­ter­nas­yo­na­list ve kadın bilinci ge­niş kapsamda uyanış gös­termektedir. Fa­kat ay­nı zamanda resmi po­li­ti­ka­lar sağa doğru evrilmektedir. Sağcı gelişme hü­kü­metten ve bur­ju­va par­tilerinden öte, artık med­ya ve kültür sektörüne de sirayet etmiştir. Bu te­mel­de AfD par­ti­si, dün­ya savaşı sonrası ta­ri­hinde ilk kez, fa­şi­zan ve ırkçı “halk­çılık” fi­kir­le­riyle kendisine kay­da değer bir kitle tabanını ka­zanabilmiştir. Em­per­ya­list dünya sis­temi krize yat­kın bir biçimde ge­liş­mek­tedir. Bu ortam için­de kitlelerin hem köklü top­lum­sal de­ğiş­melere hem de mark­sist-leninistlere olan il­gi­si­ni ve on­la­rın görüşlerine katılanların sayısını da arttırır.

 

  1. MLPD ve onunla birlikte “In­ter­na­tio­na­lis­ti­sches Bündnis” ‒ Enternasyonalist Birlik ‒ sağ­cı ge­lişmelere, faşizme ve savaşa karşı bir­le­şik cephe oluşturarak hükümetlerin sağa kay­ma­sı­na karşı mü­cadele ederek güçlenmektedir. Ne­rede bir önemli eylem varsa MLPD de ora­da­dır. Eyleme katkı ya­par, yol gösterir, mü­ca­de­le­ye pers­pek­tif ve­rir. Televizyon kanalı n-tv, Ekim 2019’­da MLPD üze­ri­ne yayınladığı bir haberde, “Her yer­de or­tadadır” başlığını atmıştı. MLPD ile­rici ruh değişimin dev­rimci kanatını temsil eder; iş­let­melerde, fabrikalarda, sendikalarda kök salmıştır. Görüşlerini mert­çe savunur, işçi ve halk ha­re­ke­ti içinde gittikçe kök saldığını ve ör­güt­leme gücüne sahip ol­du­ğu­nu kanıtlamıştır.

  2. Bu durum egemen güçleri ‒ kapitalistler bir­lik­lerini ve tekelleri, başta İçişleri Bakanı Horst See­ho­fer olmak üzere hükümeti, burjuva par­ti­le­ri­ni ve gizli servislerini ‒ çok tedirgin et­mek­te­dir. On­lar 2018 yılında MLPD’yi bastırmak için bir antikomünist kampanya başlattılar. MLPD’­nin ban­ka he­sapları kapatılıyor, kamuoyuna açık et­kinlik salonları kapatılıyor veya kullanılması ya­sak­la­nı­yor, fes­tival ve kon­serler polis sal­dı­rı­la­rıyla önlenmek isteniyor. Partinin önde ge­len­le­ri ölümle tehdit edi­liyor ya da ‒ MLPD’nin teo­rik or­ga­nı Revolutionärer Weg’in yazı ku­ru­lu başkanı Stefan En­gel’in yaşadığı gibi ‒ “top­lumu tehlikeye sokan ki­şi”, “Ge­fähr­der” ilan ediliyor.

 

  1. Bu senaryonun “fon müziği”, işte an­ti­ko­mü­nizm­dir. Halen egemen olan modern an­ti­ko­mü­nizm ile­ri­ciymiş gibi görünür ‒ oysa Sovyetler Bir­li­ği’nde ve Mao Zedung döneminde Çin Halk Cum­hu­ri­yeti’nde inşa edilen sosyalizme kar­şı “stalinizm” veya “maoizm” v.b. düşmanca te­rimlerle halkı kış­kırtır. Bunca dalaverenin ge­nel amacı marksizm-leninizmin ve MLPD’nin ge­lişmesini ön­le­mek­tir. Bu tür an­tikomünizm özel­likle burjuva partileri ve NGO’lar (sözde “si­vil toplum ku­ru­luş­la­rı”) üze­rinden artık tüm top­lumsal ha­re­ket­le­re sız­mış­tır. Modern an­ti­ko­mü­nizm ise, sağ hü­kü­met­le­rin ve AfD ve fa­şist­ler gibisi güçlerin yay­dı­ğı açık saldırgan an­ti­ko­mü­nizme kapı açmış, onu top­lumda ka­bul edi­le­bi­lir hale ge­tir­miş­tir. Çünkü bütün an­ti­ko­mü­nizm türleri, bilimsel sos­ya­liz­me ve onun dün­ya gö­rü­şüne saldırmak, ça­mur atmak, bas­kı kur­mak, sosyalizmi yok etmek ça­ba­sın­da hem­fi­kir­dir. Bur­juva politikasının ve kü­çük-bur­juva güç­le­rin antikomünizmden kaynaklanan esas atak­la­rını mark­sist-leninistlere yöneltmesi, resmi po­litikaların sa­ğa doğ­ru gelişmesine ze­min sun­muş ve onu sürekli kamçılamaktadır. An­ti­komünizm, sağcı po­li­ti­ka­cılar ile faşizan güç­le­rin ha­re­ket tarz­la­rını meşrulaştırarak insanları po­litikanın sağa doğru ge­liş­me­sine ve fa­şizan güç­lere karşı yü­rüt­tük­le­ri mücadelede silahsız bı­rakır.

 

  1. Antikomünizmin MLPD’yi bastırma gi­ri­şim­leri başarısız kalmıştır. Bir de Federal Kri­mi­nal Dai­resi BKA’nın, CDU ve benzeri güç­le­rin yeni polis yasalarına v.b. gelişmelere karşı ör­güt­le­nen ey­lem birliklerinden MLPD’nin dış­lan­masını talep ederek baskı yapma kalkışmaları da ba­şa­rı­sız kal­mıştır. MLPD üzerine gittikçe ko­nu­şuluyor. MLPD, sahip olduğu hak ve öz­gür­lükleri büyük öl­çü­de mü­cadele ile sa­vun­ma­yı başarıyor. Özellikle antikomünizmin sal­dı­rı­la­rı­na karşı boyun eğ­mi­yor. Tam ter­si­ne, sos­ya­lizm için propaganda yapıp, sosyalizmin ge­tir­di­ği kazanımları savunuyor. Ay­nı za­man­da MLPD, sos­yalizmde çıkan sorunların, bir de onun adına yapılan hataların ve ağır suç­ların in­ce­len­me­sine, onlardan dersler çıkarılmasına son de­rece önem veriyor. Fakat an­ti­ko­mü­nizm Al­man­ya’­da çok­tandır devlet dinidir. Bu da sos­ya­lizm üzerine konuşma ve tartışmalara im­kan ver­me­mek an­lamına ge­lir. Sosyalizmin ka­ra­lan­ması herkesçe kabul edilen bir şey olmak, üze­rinde her tür­lü ser­bestçe tar­tı­şılması ise af­fe­di­lemez tabu kırma sayılmak isteniyor. Ne var ki SPD’­li Ke­vin Küh­nert veya Sol Parti’den Bo­do Ramelow gibileri sosyalizm üzerine tar­tı­şır­ken kim­se karşı çık­mı­yor, çün­kü onlar “sos­ya­lizm” de­yince hemen “sadece ka­pi­ta­lizm çer­çe­ve­sinde re­form­lar kastet­tiklerini” be­lir­tir­ler. Bun­la­rın sosyalizmle bir il­gisi yoktur.

  2. Egemen güçler bütün başarısızlıklarına karşın MLPD’­nin toplumsal hareketlerden tecridini ger­çekleştirmek is­tedikleri için, 2018 yılı or­ta­sın­dan bu yana tüm toplumu kapsayan yeni bir tas­fi­yeciliki özen­dirilip ulusal düzeyde ko­or­di­ne ediliyor. MLPD’nin eş zamanlı olarak çe­şit­li eylem bir­liklerinden aynı gerekçe ve yön­tem­lerle dışlanması, bir “komp­lo teo­risi” değil, ger­çek­lik­tir. Saldıranlar kimi zaman burjuva par­tilerinin tem­sil­ci­le­ri­dir, ki­mi zaman da o par­ti­le­rin gençlik ör­güt­leridir, ya da NGO adı ve­ri­len ör­güt­ler­den birileridir. MLPD bayraklarına sal­dı­rıp yırtıyorlar, tu­tuş­turuyorlar, MLPD üye­le­rine saldırıyor, onları yere vuruyorlar, MLPD’­nin sahip olduğu de­mok­ra­tik hak ve öz­gür­lüklerini elinden alıyorlar, üyelerine polis sal­dır­tıyorlar. Onlar, kin ve nefret dolu an­ti­ko­mü­nist karalama yazılarından, birçok kent­te şid­det kul­la­nı­lmasından, çirkin iftira kam­pan­ya­la­rın­dan, şimdiye ka­dar ilerici siyaset yapan bir di­zi ile­rici eylem birliğinin bölünmesinden so­rum­lu­durlar. Sonuç ola­rak, söz geçiren Al­man te­kel­lerinin ve Alman gizli servisi “Ver­fas­sungs­schutz”un Ha­ziran 2019’da dü­zen­ledikleriii “Gü­ven­lik Top­lantısı”ndan çıkarılan talimatı yerine ge­tirmişlerdir: “aşı­rıcılara çi­zil­miş sınırın or­ta­dan kalk­ma­sını”2 en­gellemek (bunu ‘dev­rim­ci­le­rin kitleler içindeki et­kisini ortadan kaldırmak’ ola­rak oku). Tas­fiyeciler bu al­çak ma­nev­raları ken­di görevleri olarak gö­rüp bilinçli olarak mi “ye­rine getiriyorlar”, yoksa an­ti­ko­mü­niz­min kış­kırt­malarına mı düştüler? Ce­va­bı­nı kendileri ver­melidirler.

 

  1. Bu zatlar, tahrip edici faaliyetlerini yerine ge­ti­re­bilmek için kendi dünya görüşlerine da­ya­nan bir di­zi meşrulaştırıcı gerekçe gösteriyor ve pratikte aynı yönde davranıyorlar. “Par­ti­ler ol­ma­ya­cak, bay­rak­ları olmayacak” sloganı, “ideo­lojisizlik” tezinin toplumsal hareketlerde pra­tiğe uy­gu­lan­ma­sı­dır. Ege­menler aynı “ideo­lo­jisizlik” efsanesini çoktandır kullanmakta ve gü­nümüzde bu “ideo­lojisizlik” yalan yere ör­ne­ğin “Fridays for Future” ha­re­ke­tine katılan tüm genç­lerin isteğine uy­gunmuş gibi gös­ter­mek­te­dir­ler. Bunu daha Lenin ortaya koymuştu: “Bur­ju­va toplumunda ‘par­ti­siz­lik’, karnı doyu efen­di­le­rin partisine, ege­men­lerin partisine, sö­mü­rü­cülerin partisine üye ol­ma­nın ikiyüzlü, ört­me­ce­li, pasif ifadesinden başka bir şey de­ğildir.”iii Mark­sist-leninistleri uzak­laş­tır­ma ka­rarları uy­gu­lamaya konulmakta ve sos­yalizm demagojik bir şekilde faşizmle eşit tu­tul­mak­ta­dır.

 

  1. “Antideutsche” (‘Alman Karşıtları’), anarşist ve troçkist gruplar, sözde “solcu” gruplar, ‒ ki­mi yer­de polisle, kimi yerde sağ sendika li­der­le­riy­le, kimi yerde burjuva po­li­ti­ka­cılarıyla bir­lik­te ‒ bur­ju­va-antikomünist emirleri şiddet yo­luy­la uygulamayı ken­di­le­ri­ne vazife ediniyorlar. MLPD açık ve net belirtmektedir ki, egemenler için yardakçılık ya­pan herkes, kırmızı çizgiyi aşar! Kim ki ege­men­lerin MLPD’ye yönelik an­ti­ko­mü­nist­liğini sal­dır­ganca ger­çek­leş­ti­ri­yor­sa sol akımlara ait de­ğil­dir; ilerici hareketten çe­kip gitsin! “İttifak kuramayan”, MLPD de­ğil­dir; nerede bu tür bölücüler ak­tif ise, orada it­ti­fak­lar içinde dar­gınlık, ayrışma ve tahrip ya­şa­nır. MLPD’nin uymadığı iddia edi­len sö­zü­mo­na “söz­leş­meler”, bayrak açma yasağı gibi is­tis­na­sız gerici antikomünist emirlerdir. MLPD bu tür “söz­leş­me­lere” hiçbir zaman taraf olmamıştır; do­layısıyla onlar ne fikir birliğinin bir par­ça­sıy­dı ne de de­mok­ra­tik yetkilendirilmiş örgüt veya ku­rullar tarafından verilen kararlardı. MLPD açık ve net be­lirt­mek­tedir ki: Antikomünizm te­me­linde hareket eden ittifaklarla işbirliği yap­ma­yız.

 

  1. Almanya’da Hitler faşizmi döneminden sonra de­mok­ratik hak ve özgürlükler için yü­rü­tü­len mü­cadelelere komünistler büyük katkı sağ­la­mıştır. Biz bu hak ve özgürlükleri sa­vu­na­ca­ğız; bü­tün başka çözüm yolları kapalıysa ka­nun yoluna da başvuracağız. Kim ki MLPD’ye ale­nen şid­det­le saldırmasından, MLPD’ye karşı suç olarak yargılanabilecek yöntemlerle ege­men­lerin kirli iş­le­rini yap­masından dolayı ka­muoyu ve mahkeme önünde hesap vermek du­ru­mu­na düşüyorsa, bundan ken­disi sorumludur. Mah­kemeye başvuranı “Sen devlet me­ka­niz­ma­sıy­la işbirliği yapıyorsun” diye eleş­tirenlere, Karl Marx’ın Karl Vogt adlı birinin ve zamanın Na­tio­nalzeitung gazetesinin iftiraları hak­kında da­va açmasına da “Devlet me­kanizmasıyla iş­bir­liği yaptı” demesi gerekir. Gülünçtür as­lın­da. Bu eleş­tiriyle Le­nin’in söy­le­diklerinden de şüp­he­lenmek gerekecek: “Marksistler, mevcut dev­let­ten ya­rar­lanarak pro­letaryanın devrime ha­zır­lanmasını isterler; anarşistler bunu red­de­der.“iv Ay­rıca di­ye­bi­liriz ki MLPD’­nin mah­ke­me­lerde el­de ettiği başarılar bütün demokratik ha­reketin ya­ra­rınadır: Ar­tık Björn Hö­cke, Sven Lie­big ve baş­ka faşistlere herkes “faşist” di­ye­bi­li­yor. Baskıcı yön­temlere baş­vuran po­lis me­mur­larına hadleri bil­di­riliyor, yürüyüşlerde ko­mü­nist bayrakları ve amb­lemleri ta­şı­nabiliyor. Bur­juva dev­le­tinden bir şeyler ummamak ge­re­kir ama, demokratik hak ve öz­gürlükleri sa­vu­nup mü­ca­dele yo­luyla elde et­mek de gerekir.

 

  1. Antikomünizm ‒ ister modern görünsün, is­ter açık gerici olsun, “sol”muş gibi görünse bile ‒ yi­ne an­ti­komünizmdir. “Antikomünist de­ği­lim, sadece MLPD’ye karşıyım” diyenler, “Ver­fas­sungs­schutz”tan (gizli servisten) faşistlere ka­dar birçok aşırı gerici güçlerin yalancı yere sa­vunduğu slo­ga­nı savunurlar ‒ “MLPD’ye kar­şı her şey mübahtır”. Hanau’daki olaylar kar­şı­sın­da burjuva po­li­ti­ka­cılarından “Sağın ve solun eşit tutulmasını bırakın artık, solcuları değil, fa­şist­leri ka­rar­lı bir şe­kil­de kovuşturun” demek ve ay­nı zamanda antikomünist bir tutumla bütün ok­ları MLPD’­ye at­mak, ya­lan­cılıktır. Bu du­rum­da herkes, hangi tarafta olduğuna karar ver­me­li­dir!

 

  1. MLPD “Antikomünizme fırsat verme!” ha­re­ketini başlatmıştır. Gittikçe daha çok insan, an­ti­ko­mü­nist bas­kı ve dışlamaya karşıdır. Sağın ve solun eşit tutulması artık bazı burjuva po­li­ti­ka­cı­la­rı­nın gö­zün­de bile ar­tık savunulamaz ol­du. Kitlelerdeki ilerici ruh değişimine taviz ver­mek zorunda kalı­yor­lar. Aynı zamanda MLPD’­ye sınır çizilirken, Bodo Ramelow ve Linke par­ti­si­nin ka­pi­ta­list sis­temine tamamen uymasına yağ­cılık yapmak istiyorlar. Kim ki po­li­ti­ka­nın sa­ğa doğru evrilmesine kar­şı kararlı mücadele et­mek istiyorsa, kim ki faşizm ve savaşa kar­şı güç­lü bir bir­le­şik cephe inşa et­mek istiyorsa, kim ki çevre tahribatından kurtarma mü­ca­de­le­si­ni ve iş­yerlerinde ve sen­di­ka­lar­da­ki mü­cadeleyi güç­lendirmek istiyorsa, antikomünizme ve onun sal­dır­gan tas­fi­ye­ci­li­ği­ne karşı da mü­ca­de­le et­me­li ve onun ayrıştırıcı etkisinin üstesinden gel­me­li­dir. Sen­dika ol­sun, kadın örgütü ol­sun, kit­le­le­rin kendi hedeflerini gerçekleştirmek isteyen her özör­güt­len­mesi an­ti­komünist baskıyı ba­şın­dan atmalıdır.

 

  • “Antikomünizme fırsat verme” hareketine katıl!

  • Toplumsal hareketler içinde antikomünist bölücülere yer bırakmamalı!

  • MLPD ile gençlik örgütü REBELL’i güçlendir!

  • Enternasyonalist Birlik’i güç­lendir: Sağcı politikalara, faşizme ve savaşa karşı güçlü birleşik cephe!

  • Kamuoyu ve medyada, sosyalizm üzerine tartışmalar düzenlenmelidir. MLPD de ön­yar­gı­lar­dan uzak bir ortamda ve eşit haklarla katılabilmelidir.

  • Kapitalizmin kriz kaosuna son ‒ gerçek sosyalizm için ileri!

 

 

iTasfiyeciler, görüş ve eylemleri işçi hareketi içinde egemen güçlerin beklentilerine uygun bir yönde işçi sınıfının ör­güt­lerinin bozulmasına, bölünmesine ve yıkılışına sebep olan küçük-burjuva güçlerdir.

iiiLenin, Sozialistische Partei und parteiloser Revolutionismus, Eserler, 10. cilt, s.66

ivV.İ.Lenin, Devlet ve Devrim, İnter Yayınları, İstanbul 1995, s.135 ‒ çev.: S.Kaya/İ.Yarkın

 

PDF olarak indir

 

Document Actions